Banner-Sterilisa
iko-store
Fehmi Çanlı, altındaki kota nedeniyle 2023 yılının sektör tarihindeki en zor yıl olduğunu belirtti

Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkcan Kuyumculuk firma ortağı Fehmi Çanlı, altındaki kota nedeniyle 2023 yılının sektör tarihindeki en zor yıl olduğunu belirterek, “Kota kısıtlaması kalkmazsa kuyumculuk sektöründe birkaç büyük işletme dışında ihracat yapan firma kalmayacaktır.” dedi.   Bu meslekte kaçıncı yılınız? Kuyumculuğa nasıl başladınız? Mesleğe 1978 yılında Türkcan Kuyumculuk’un Çuhacı Han’daki küçük dükkanında başladım. 21 yaşında askerden yeni gelmiştim, Türkcan ailesiyle ilk o zaman yolumuz kesişti ve bugüne kadar da hiç ayrılmadı.   Meslekteki asıl uzmanlık alanınız nedir? Üretim, toptancılık ve ihracat olmak üzere her alanda deneyimim var. Türkcan Kuyumculuk olarak 22 ayar bilezikte Türkiye’de öncü olan birkaç firmadan biriyiz. Ustamız Efram Türkcan Bey, gerçekten çalışkanlığı ve cesaretiyle tanınıyordu. Firma olarak bilezikte model anlamında meslektaşlarımıza çok öncülük yaptık. Bugün bakıyorsunuz 30 yıl evvel yaptığımız; Ajda ve kibrit çöpü modellerimiz yeniden canlandı. Zikzak modellerimiz trend oldu. Sektörde yaptıklarımızla hep öne çıktık; hala da katkı sunmaya devam ediyoruz.   Geçmişe dönük baktığınızda sektörün en parlak ve güzel yılları ne zamandı? Sektörümüzün en güzel yılları; 1980- 2000 yılları arasında yaşandı. Bu yıllar çok çok iyiydi.   En zor yıllar peki? 2023 yılında gerçekten çok zorlandık. Altındaki kota uygulamasından dolayı çok büyük kaybımız oldu. Sadece maddi kayıptan bahsetmiyorum. Müşteri kazanmak çok zor. Onları kazanmak için dünyayı dolaşıyorsunuz.  Yetmiyor, kendine bağlamak için güven veriyorsunuz. Ve birden bire hepsini bir kalemden silip atıyorsunuz. Ne ülke olarak böyle bir lüksümüz var, firma olarak da hiç yok zaten. Bir daha, bir daha başlamak hem güç hem de heyecan istiyor. Neredeyse 30-40 yıllık emeği bir yıl içerisinde kaybetme noktasına geldik. Kota nedeniyle dünya ile 4-5 bin dolara kadar ons bazında fiyat farkı oluştu. Bunu müşteriyi anlatamıyorsunuz, farkı ödeyecek müşteri de bulamıyorsunuz. Mesleğimizin üretim ve ihracat merkezi olan Kuyumcukent’te binlerce kişi çalışıyor. Ama, atölyelerin geleceği karanlık şu anda. Firmalarımız, birçok zorlukla mücadele ediyor ve borçlanmış durumda. Firma olarak Kuyumcukent’i canlandırmak için çok uğraştık. Buraya Ortadoğu ve Kuzey Afrika firmalarını getirmek için çok mesai harcadık. Mükemmel bir şey yaptığımızı da düşünüyorduk. Fakat, bu süreç koordinasyon eksikliği dolayısıyla başıboş bırakıldı. Bu işler, tek başına bırakılacak işler değildir. Devlet ile birlikte çalışıp fikir alışverişi yapılmalıydı. Biz başıboş bıraktık ve tabii ki her türlü sıkıntı oluştu. Aslında, bu sıkıntıları aşmak çok kolaydı. Hala da öyle… Ama, hep birlikte çalışılması gerekiyor. ‘Aman, banane’ dediğiniz zaman yürümüyor iş. Sektör kurumlarının başkanları, istişare yapmak için bir araya gelmeli, devletten de bu konuda destek istenmelidir. Böyle devam ederse yabancı firmalar da gider ve Kuyumcukent de eski ölü haline dönmüş olacak.   Kuyumculuk sektörünün bugünkü durumunu nasıl buluyorsunuz? Sektör olarak kötü ve zor bir süreçten geçiyoruz. Ülkenin ve mesleğimizin geleceğini düşündüğümüzde bu böyle gitmez ve bir çözüm bulmamız gerekiyor. Altın ithalatındaki kota kısıtlaması acilen gündemden kaldırılmalıdır. Yatırım için altın alıp satanlar bizi pek ilgilendirmiyor. Bu konuda istihdam sağlayan, ülkeye döviz kazandıran imalatçılar ve yurt dışına ihracat yapan firmaların ayrı tutulması gerekiyor. Bugün, müşterimiz takıya dönüşmek üzere bize 15-20 kilo altın gönderecek, biz onun izniyle uğraşıyoruz. Böyle bir mantık yok. Böyle bir ticaretin de geleceği olamaz. Altın, bana geldiğinde otomatikmen işleyip zaten gönderiyoruz. Geri göndermiyor muyuz? O zaman gelip hesap sorarsınız. Atölyecilerimiz, altına kolay erişebilmelidir. Dışarıdan ithalatını yapabilmelidir. Bunun takibi de çok kolaydır. Zaten belirli sürede aldığı altını çıkartmazsa bunun cezası vardır. Mevcut sistemde özellikle küçük ve orta büyüklükteki atölyelerimiz yok oluyor.  Büyük firmalar, kendilerini kurtarıyorlar. Küçükleri öldürmeye hakkımız yok.   Altındaki kota kısıtlaması, sektörün genelini ve Türkcan özellinde ihracat çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Çok olumsuz etkiledi. Düzgün çalışan işletmelere çok negatif yansımaları oldu. Adam bulmak zor, kaybetmek ise çok kolaydır. Ağırlıklı olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri çalıştığımız için bize etkisi daha fazla oldu.     Kota sınırlamasının olumsuz yansımaları, dünya ile ons farkı tam olarak ortadan kalktı mı? Talep olmayınca fark da azaldı. Kuyumculukla alakası olmayan kişiler, 100’lerce kilo altın getiriyor. Diğer yandan, 1945 yılından beri imalattasın, 10-20 kilo altın iznini; artık kavga ederek alabiliyorsun. Naim Türkcan’ın kaybı ve aramızdan ayrılması sonrasında Türkcan Kuyumculukta nasıl bir yapılanma ortaya çıktı? Neler değişti? Naim kardeşimizin kaybı gerçekten çok acı. Erken bir kayıp oldu bize. Şok yaşadık. O, Türkcan Kuyumculuk’un bir neşesiydi o. Herkese yardım eden ve el uzatan bir arkadaşımızdı. Kim telefon ederse destek olmak için işini bırakır giderdi. Allah, rahmet eylesin. Kaybı tabii ki Türkcan Kuyumculuk’u çok etkiledi.  Hala da etkiliyor. İşimiz aynı şekilde gidiyor. Ama, firmanın geleceği onun üzerinde kuruluydu.   2024 yılı firmanız için nasıl geçiyor? Bu yıl, ihracatta gerçekten çok zorlandık. Dış satışlarda çok komik rakamlara düştük. Tamamen iç piyasaya mı dönelim diye oturduk istişare ettik. Çünkü, boşa kürek çekiyorsun nereye kadar. Müşteri kazanmak çok zorken, müşterilerini kaybediyorsun. Ülke olarak İtalya’yı geçtik, orada kapanan fabrikalar açılmaya başlandı. İçimizde çürükler varsa onların ayıklanmasına seviniriz. Ama, içlerinde çürük var diye dükkanı kapatamazsın. Böyle bir mantık yok. Bu süreç devam ederse birkaç büyük firma dışında ihracat yapan firma kalmayacaktır. Onlar da zaten Dubai’de ofis açıyorlar. Bilinmeli ki sektör, sadece birkaç firmadan oluşmuyor. Altındaki kota kısıtlaması kalkmak zorundadır. Televizyon programlarına çıkarak kuyumcular düşük matrah beyan ediyor demekle bitmiyor iş. Aramızda çürükler varsa devlet olarak onları temizleyin, biz de size destek oluruz.  Ama, bu suçu, kusuru tüm kuyumculara yüklemeyin. Bu itirazı, sektör temsil kurumlarının başkanlarından da bekliyorum.   Düğün sezonuna özel yeni bir konsept ve koleksiyon çalışmanız oldu? Firma olarak her zaman yenilikler yapıyoruz. Düğün sezonu, hep bizi kurtaran dönemlerdir. Sezon, fena gitmiyor. Bir şey kaynayacak ki rahatlayacağız. Bize etkileyen bir diğer konu ise yüksek faizlerdir. Yüzde 60-65’ler düzeyindeki bir faiz oranıyla hiçbir sektör ayakta duramaz.   Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj ve aktarmak istediğiniz bir konu var mı? Türkcan Kuyumculuk olarak perakendeyi hiçbir zaman düşünmedik. Toptan olarak Türkiye’nin her tarafına mal satıyoruz. İhracatımızı da artırmıştık. Böyle devam ederse ihracatı bir daha düşüneceğiz. Hepimiz, bu sektörle bir yere geldik, bu ülkeye borcumuz var. Bu borcumuzu ödemek için de daha çok ihracat, ihracat, ihracat yapmamız gerekiyor. Ama, devletimizin de yolumuzu açması gerekiyor.