1200x190
Sertifikasyon süreci ve standardizasyon

Türkiye’nin Gemoloji Laboratuvarı GLT’nin yöneticisi, gemolog, pırlanta ve renkli taşlar eğitmeni Emre Günay, sektörün birkaç yıl önce kendi için bir tehdit ve dolandırıcılık olarak gördüğü, bugün ise ticarette yeni bir segment olarak yükselen laboratuvarda büyütülmüş/geliştirilmiş (Lab-Grown/Lab Created/ Synthetic) elmasların oluşum süreci ve dünya mücevher piyasasındaki konumu hakkındaki izlenimlerini okurlarımızla paylaştı.

Bu sayıdan itibaren, köşemizde bazen gemoloji dünyasındaki bilimsel gelişmeleri ve küresel kuyumculuk sektöründeki stratejik güncellemeleri, bazen de değerli taşların derinliklerindeki sırları mercek altına alacağım. Sektörümüzün vizyonuna katkı sunmasını hedeflediğim bu yazılara dair görüşlerinizi, önerilerinizi ve değinilmesini talep ettiğiniz başlıkları emre@iko.org.tr iletişim adresi üzerinden benimle paylaşabilirsiniz. İlk yazımda, son yıllarda hem küresel pazarda hem de yerel sektörümüzde en çok tartışılan, regülasyon süreçleri devam eden ve yüksek güncelliğe sahip olan “Laboratuvarda büyütülmüş/geliştirilmiş/Sentetikelmaslar” konusunu ele alacağım

Yazıya Eylül 2026’dan en güncel bilgi ile başlamak istiyorum. CIBJO (Uluslararası Mücevher, Gümüş Eşya, Elmas, İnci ve Taş Konfederasyonu) 1926’danbu yanakuyumculukta ve gemolojide araştırmalar yaparak,kullanılan terminoloji ve regülasyonlarla ilgili çalışan ve etik yaklaşımı da dikkate alarak standartlaryayınlayan bir kurum.Standartları da“Blue Book” isimli kitaplar şeklinde sitesinden yayınlıyor. 2023 yılındaLab Grown, Lab Created ve Synthetic gibi kavramları kullanmakla ilgili tavsiyeleri debir yayınla ilan etmişti. Fakat sektörde gelişmeler çok hızlı olduğu için veya sentetik elmasların piyasadaki yerlerini çok hızlı şekilde sağlamlaştırması ve doğal elmas sektörünü tehdit eder konuma gelmesi sebebiyleolsa gerek Eylül 2026 da yeni bir yayınile Lab-Grown, Lab-Created kavramlarının yerine “Synthetic” kavramının kullanılması gerektiğini açıkladı. Bunun sebebini ise“daha net ve doğru bir dil kullanılması gerektiği” şeklinde açıkladı. Bu sebeple yazının devamında “Lab-Grown” yerine en güncel terminoloji olan “Sentetik elmas”ı kullanacağım

Sentetik elmaslar, herkesin hakkında bir şeyler duyduğu, bildiği; ama bilmiyormuş gibi hissettiği, ilginç ve biraz da karışık bir konu. Sentetik diyen de var, CVD diyen de. “Laboratory grown” artık genel isimlendirme olarak oturmuş durumdaydı ve aslında oldukça da uygundu. Çünkü, sıfırdan imal etmek yerine HPHT yönteminde küçük elmas kristalleri, CVD’de de ince elmas filmleri tohum olarak kullanılıyor ve süreç devam ettikçe kristaller büyüyüp gelişiyordu.

Üretimini özetlemek gerekirse; Sentetik elmaslar 1950’lerin başında 2 farklı yöntemle laboratuvar ortamında üretilmeye başlandı. Doğadan örnek aldığımız için doğada oluştuğu ortamın benzerini oluşturarak ürettiğimiz yönteme HPHT- High Pressure High Temperature (Yüksek basınç yüksek sıcaklık) ismi verildi. Diğer yöntem ise yüksek basınç gerektirmeyen CVD- ChemicalVaporDeposition (Kimyasal buhar biriktirme) yöntemiydi. CVD çalışmaları biraz daha yavaş ilerledi ve 1960’lar 1980’lerde bazı gelişmeler yaşansa da asıl olarak 2000’lerin başında yöntem iyice gelişti ve mücevher kalitesine ulaştı

Sentetik taşların sektörümüze ve hayatımıza birdenve çok hızlı şekilde girdiğini düşünen çok kişi var. Halbuki yukarıda değindiğim gibi yetmiş yıldır mevcutlar. Bilim insanlarının ısrarlı geliştirme çabaları sayesinde kalitelerini artırdılar ve büyüklükleri de zamanla birkaç karattan yüz karatın üstüne kadar çıktı. Sektördeki payı onlarca yıl %1-%3 bandında seyretti; fakat 2020’yi takip eden yıllarda bir çağlayan gibi coştu, piyasaya aktı ve şu anda dünya elmas sektöründeki payı %50’lerin üzerinde seyrediyor. Üstelik pek duracak gibi de görünmüyor.

Peki, bunun nedenleri ne olabilir? Başlık başlık özetlemek gerekirse;

1-Teknoloji sayesinde gelişen kristal kalitesi
Son yıllarda, özellikle CVD tekniğinde çok iyi gelişmeler oldu. Eskiden sanayide kullanılmak için üretilen sarımsı veya kahverengimsi sentetik taşların yerini çok temiz ve çok beyaz,doğada çok nadir bulunan ve nitrojen içermeyen pür elmas kategorisindeki“Type 2a” taşlar aldı. Çok çeşitli renkte elmaslar da üretilmeye başlandı. Kristal büyütme sürecindeki kusursuzluk, uzmanların dahi özel cihazlar (İnfrared, Raman spektroskopisi vb.) olmadan bu taşları doğaldan ayırt edememesini sağladı.

2-Değişen tüketici profili ve bütçe ayarlaması
Sektörde elmas ürünlerin hem alıcısı hem de satıcısı konumuna gelmeye başlayan Y ve Z neslinin anlamsız bulduğu “Doğal elmas ve onun milyarlarca yıl yaşında olması” romantizmi yerine küresel pandemi veya dünya genelinde sıkça tekrarlanan savaşlar ve başka sebepli ekonomik krizlerin oluşturduğu “Bütçe gerçekliği”

Satın alanlar artık sentetik elmas almaktan utanmıyor ve bunun sonucunda satanlar da ilk zamanlarda olduğu gibi sentetik elmasları bir sahtecilik olarak görmeyip rahatça satıyor.

Doğal elmaslarla sentetik elmaslar arasındaki fiyat farkı, son 5 yılda ciddi şekilde açıldı. Sentetik elmaslar 5 yıl ve daha önce doğal elmastan en fazla %30-40 civarında daha ucuzdu. Bu fark şu aralar %90-95’lerde seyrediyor.

3-Önceden ulaşılamaz olan büyük karatlı veya renkli elmasların ulaşılabilir olması.
Bunun etkisini kafamızda şöyle canlandırabiliriz; “0.50 ct doğal pırlanta alacağıma 1,5-2 ct çok beyaz ve temiz bir sentetik elmas alabiliyorum.”  Veya “Beyaz bir doğal pırlanta alacağıma kırmızı, pembe, kanarya sarısı bir sentetik pırlanta alabilirim” gibi

4-Etik algısının pazarlanması
Aslında, etik ticaret vs en baştan beri sentetik elmasların pazarlanmasında kullanılan argümandı. Çok niş bir kitlenin ciddiye aldığı bir konuydu bu sebeple de yüksek üretimlere gerek duyulmadı. Laboratuvar elmasları, pazara “Çatışmasız" (conflict-free), ekolojik ve karbon ayak izi kontrol edilebilir bir ürün olarak sunuldu. Her ne kadar üretim merkezlerinin harcadığı yüksek enerji miktarı tartışmalı olsa da açıkçası çok da yenilenebilir enerji kullanılarak üretim yapılmasa da tüketici algısında "Doğaya zarar vermeyen modern lüks" imajı başarıyla konumlandırılmış oldu.

5-Küresel elmas ve kuyumculuk devlerinin ve toptancıların stratejik kararları
Pandora markasınınsentetik elmas kullanma kararı, De Beers’in “LightBox” markası ile çok ucuz olmasa dasentetik elmasın fiyatını, taş büyüdükçe artan fiyat yerine sabit bir “Karat çarpı fiyat” dengesine oturtması. Örneğin 1 karatı 100$ olan sentetik elmasın 3 ct olduğunda 300 $ olması gibi.Bu, sentetik elmasın taklit taşlardan farklı yerde konumlanmasını sağladı.

Sonuçta taklit taşlar, her zaman elmas gibi göründüklerini, elmas gibi parladıklarını ispatlamak zorundadırlar. Sentetik elmaslar ise buna ihtiyaç duymaz. Onlar “Zaten elmastır”

6-Sertifikasyon süreci ve standardizasyon
Sentetik taşlar, ticari kullanıma başladığı ilk dönemlerden itibaren sertifikasyon sürecine tabi oldular. Natural elmaslar gibi 4C sistemine uygun olarak derecelendirildiler. Bunun sayesinde tüketiciler anlamakta ve kabullenmekte zorluk çekmediler ve geçişler oldukça yumuşak oldu. Ayrıca, güven veren başka bir konu da Laboratuvarların lazer ile sentetik taşların kemer kısımlarına taşın sentetik olduğunu kalıcı şekilde yazması ve sonraki satışlarda da görülebilmesini sağlaması oldu. Ancak, 2025 yılında bazı laboratuvarların sentetik sertifikalarında bazı değişiklikler oldu. Arzda meydana gelen aşırı yükselmeler sebebiyle ve artık sentetik taşların kalitelerinin çok yükselmesi sebebiyle, sentetik elmasların kuyumculuk sektöründeki varlığını kalıcı bir şekilde kabul etmekle beraber doğal elmasların da korunabilmesi amacıyla üreticiler, tüketiciler ve karar verici, tavsiye verici mercilerin ortak görüşleri sonucunda bazı düzenlemelere gidildi. Doğal ve sentetik elmasların ticaretinde bazı farklılıklar olmalıydı. Bunun sonucunda 4C sisteminin gerekliliği tartışılır olmaya başladı.

Ve en nihayetinde sertifikalı sentetik taşların ticaretinde lokomotif olan majör laboratuvarların konu ile ilgili açıklamaları peş peşe geldi. GIA, HRD ve IGI’nin konu ile ilgili yeni çalışmaları şu şekilde olacak;

GIA: 1 Ekim 2025 itibariyle 4C sistemini synthetic elmaslar için kullanmaktan vazgeçti. Premium ve Standart olarak 2 kalite kategorisi mevcut ve bu kalitelerin içeriği şu şekilde;

Premium:

Renk: D

Berraklık: IF-VVS

Symmetry ve Polish “Excellent”

Proportion: Excellent (Yuvarlak pırlanta kesim ise)

Standart:

Renk: E – J

Berraklık: VS

Polish: Very Good

Simetri: Very Good (Fantazi kesim ise Good olabilir)

Proportion: Very Good olmalı.

HRD: 2026 yılından itibarençıplak taş olaraksentetik elmaslara sertifika vermemektedir. Ürün üzerinde bulunan sentetik elmaslara sertifika vermeye devam ediyor

IGI: Bir duyuru yayınlayarak değişiklik olmadan 4Csistemini kullanarak sertifikasyona devam ettiğini açıkladı.

Peki Türkiye’nin Gemoloji Laboratuvarı GLT bu noktada nerede yer alıyor?

Bildiğiniz gibi GLT, İstanbul Kuyumcular Odası tarafından TC. Kalkınma Bakanlığı ve İstanbul kalkınma ajansı desteği ile 2016’da ödüllü bir proje ile kurulduO günden bu yana gerek sentetik elmaslar gerekse diğer sentetik taşlar ile ilgili çok hassas olarak çalışmaktadır. Teknik yeterlilik olarak dünya laboratuvarlarında geri kalmayan ve sürekli gelişen alt yapısı ile FT-IR, Raman spektroskopu, ED-XRF, UV-VIS-NIR gibi cihazlarlakimyasal ve optik analizleri yüksek hassasiyetle yapmaktadır. Hatta 0.003 ct ağırlığındaki taşların Doğal / Sentetik / Taklit ayrımını otomatik olarak yapan AMS2 cihazı Türkiye’de sadece GLT laboratuvarında bulunmaktadır.

GLT olarak CIBJO gibi kurumlardan açıklanan sektördeki ve gemolojideki en güncel terminolojiyi ve gelişmeleri yakından takip ediyor, her zaman doğru tarafta olmak için büyük çaba harcıyoruz.Sentetik elmaslar ile ilgili aktif olarak 4C terminolojisini kullanıyoruz. Yeni standartlar ile ilgili 2026 yılı içerisinde değerlendirme yapacağız ve sonucu sektörümüzle paylaşacağız.

Bu yazı vesilesiyle editörümüz Nesim Akın’ın bu sayıda daha detaylı anlatacağı 24 Haziran 2026’da Ticaret bakanlığı tarafından yayınlanan “Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik” hakkındaki açıklamayı hatırlatmak isterim.

Şimdiye kadar çok üzerinde durmadığınız bi konu olabilir fakat artık doğal taşlı ürünleri sentetik veya taklit taşlar içeren ürünlerle aynı tezgahta bile satmamak gerekiyor. Ayrıca o ürünlerinsentetik ve taklit olduğunu internet sitesi, reklam ve tanıtım materyallerinde dahi açıklamak gerekiyor. Vitrinlerinizde de etiket, ürün sertifikası gibi yöntemlerlebelirtmek gerekiyor.

Sonuç olarak, sentetik elmasların son yıllardaki ezici yükselişi, teknolojik, demografik ve etik yaklaşım içeren bir düşünce tarzının fiyat-performans cazibesi ile birleşmesiyle gerçekleşti. Bununla birlikte sektörün birkaç yıl önce tehdit ve dolandırıcılık olarak gördüğü sentetik elmasları, böyle görmekten vazgeçmesi ve yeni bir segment, birçok sürecin sonucu olan yeni bir yolculuk olarak görmesi de herkesin faydasına olan bir düzende sonuçlanmasına sebep oldu.

Peki gelecekte ne olmasını bekliyoruz?